Osmanlı Ocakları’ndan ‘Osmanlıdan Günümüze Bağımsızlık Mücadelesi’ Konferansı

Osmanlı Ocakları Derneği tarafından ‘Osmanlı’dan Günümüze Bağımsızlık Mücadelesi’ konulu konferans düzenlendi.

Konferansta konuşan Avrupa Birliği ve devlet eski bakanı Egemen Bağış, “Türkiye’yi averaj bir ülke olarak tutmak istediler. Ama hamd olsun Türkiye farklı bir bilince kavuştu. Bakın bizim tarihimizde hepimizin gurur duyduğumuz gerçekten büyük olaylarımız var. İstanbul’un Fethi gibi Peygamberimizin müjdelediği muazzam bir olaya imza atmış bir milletiz. Bizim tarihimizde dünyaya nizam vermiş, kanun yapma konusunda öncülük yaptığı için Kanuni ismini almış büyük hükümdarlarımız var bizim tarihimizde Malazgirt’te bize bu toprakları yurt yapanlar var” dedi.

Osmanlı Ocakları Derneği tarafından düzenlenen konferansa; Avrupa Birliği ve Devlet eski bakanı Egemen Bağış ve Rotterdam İslam Üniversitesi Rektörü, Osmanlı Araştırmaları Vakfı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Akgündüz katıldı.

Keçiören Belediyesi Sosyal Hizmetler Kampüsü’nde gerçekleşen konferansta ilk olarak söz alan Egemen Bağış, “Osmanlı Ocaklarının bir etkinliğinde daha sizlerle birlikte kucaklaşmaktan, Cumhurbaşkanımız ve Başkomutanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın selamlarını size getirmekten onur duyuyorum” diyerek başladığı konuşmasında şunları söyledi: “Bu akşam Ahmet hocamdan daha kapsamlı bir sunum alıp hepimiz daha da bilinçleneceğiz ama Kadir Canpolat Başkanım değerli kardeşim rica etti ben de özellikle son dönemde cumhuriyet döneminde yaşananların bir kısmının bizzat şahidi olarak bazı gözlemlerimi sizlerle paylaşmak için geldim. Böyle bir toplantıya ev sahipliği yaptığı için birlik ve bütünlüğümüze gelenek ve göreneklerimize sahip çıktığı için Osmanlı Ocaklarına başkanları Kadir kardeşime ve bütün emektarlara bir kez daha teşekkür ediyorum. Şimdi Türkiye batının gözünde eskiden çantada bir müttefikti. Yani onlar emrettiği zaman Kore’ye asker gönderen, onlar emrettiği zaman Afyon diken, emrettikleri zaman da dikmekten vazgeçen, istedikleri şekilde istedikleri silahları satabildikleri, istemediklerini satmadıkları, istedikleri tartışmaya soktukları istedikleri zaman içimizde birbirimizi birbirimize düşürebildikleri, her türlü fitneyi yapabildikleri ama bölgede de istedikleri konuma sokabildikleri, batının gözünde Türkiye kurudukça sulanan büyüdükçe budanan bir ağaç gibi oldu. Ne olalım ne ölelim istediler. Çünkü bu Orta Doğu coğrafyasında bir takım dengeleri gözetebilmeleri için onlar Türkiye’yi averaj bir ülke olarak tutmak istediler. Ama hamdolsun Türkiye farklı bir bilince kavuştu bakın bizim tarihimizde hepimizin gurur duyduğumuz gerçekten büyük olaylarımız var. İstanbul’un Fethi gibi Peygamberimizin müjdelediği muazzam bir olaya imza atmış bir milletiz. Bizim tarihimizde dünyaya nizam vermiş, kanun yapma konusunda öncülük yaptığı için Kanuni ismini almış büyük hükümdarlarımız var bizim tarihimizde Malazgirt’te bize bu toprakları yurt yapanlar var.” dedi.

Egemen Bağış, tarihimizde bazı acı olayların da olduğunu belirttiği konuşmasında bu hafta başında şehadetlerinin yıl dönümü idrak edilen Menderes, Polatkan ve Zorlu’ya ve 60 darbesine değinerek, “Bence bizim tarihimizin en acı sayfalarından birisidir. Ama çok enteresandır 60 darbesinde bizim insanımız tepki vermedi eğer 60 darbesinde gereken tepki verilmiş olsaydı, 71 muhtırası olmazdı, 71 muhtırasında gereken tepki verilmiş olsaydı, 80 darbesi olmazdı 12 Eylül 1980’de darbe yapıp gencecik fidanları idam ettiren Kenan Evren denilen o adam ne dedi biliyor musunuz? ’Biz adil davranıyoruz bir sağdan asıyoruz bir soldan asıyoruz’ dedi. Buna bile bir tepki olmadı 80 darbesine eğer gereken direniş gösterilseydi 28 Şubat’taki o insanlık dışı muameleler yaşanmazdı bir kere. Ahmet Hocam herhalde onun mağdurlarından birisidir. Gerçi her şerde bir hayır vardır bugün Hollanda’da bir İslam Üniversitesi kurulduysa belki de hani kötü komşu ev sahibi yapar misali Türkiye’de başaramadıklarını, yapamadıklarını, engellediklerini gidip daha özgür toplumlar içerisinde daha hukuka adalete önem veren toplumlar içerisinde yapabilmelerini sağladı” dedi.
Konuşmasında “Cumhurbaşkanlığı forsunda 16 tane devleti temsilen bir işaret var bu çok iyi bir şey 16 tane devlet kurmuşuz ama acı olan da 15 devlet yıkmışız ve en acısı bizi hiç düşman yıkmamış hep kendi içimizdekiler yıkmış bizi bize kırdırarak yapmışlar” diyen Egemen Bağış, 15 Temmuz’un da bir darbe değil bir iç savaş kalkışması olduğunu bildirerek, “Allah onlara fırsat vermedi ve o gün külliyenin önünde kahramanca duran Osmanlı Ocaklarına genelge çıkaran kendini bilmezlere de şimdi ne olduğunu gördük. Bugün yaşadığımız sıkıntıları aşmamızın tek çaresi bir olmaktır iri olmaktır diri olmaktır. Hep beraber Türkiye olmaktır. Biraz önce Osmanlı Ocaklarının filmini izlerken orada aynı Osmanlı devletinin yaptığı gibi farklı etnik ve inançlardan insanları kucaklayıcı mesajı görmek beni gerçekten sevindirdi. Çünkü gerçek olan bir şey var arkadaşlar bu ülkede binlerce yıldır birlikte yaşıyoruz. Ne Aleviler Sünnileri Alevileştirebildi ne Türkler Kürtleri Türkleştirebildi ne esmerler beyazları esmerleştirebildi. Hepimizin farklılıkları olacak ama ortak paydaları yakalamamız lazım” dedi.

Konferansta ikinci olarak konuşan Prof. Dr. Ahmet Akgündüz ise, “Bir devletin bağımsızlığını koruyan en önemli yapı taşları onun ülküsü, gayesi ve amacıdır. Osmanlı devleti Sultan Abdülhamid tahtan inene kadar ilayi kelimetullahı esas almıştır” diyerak başladığı konuşmasında şunları bildirdi: “Sefer bizden Zafer Allah’tandır bu duygu Osmanlı devletinde önemlidir. Biz farklılıklarımızla biriz. Bunu esas alan Osmanlı devleti hep diri kalmıştır. Tarih bize gösteriyor ki Türkler ne derece manevi değerlerine bağlı kaldılarsa ilerlemişiz, bağımsız kalmışız. Ne zaman kopmuşsa kaybetmişiz. Şunu bilmelisiniz ki bugün kıymetli Cumhurbaşkanımızın bu kadar muvaffak oluşu bütün dünyanın aleyhinde çalışmasına rağmen ona zarar veremeyişi onun Abdülhamid gibi dimdik ve imanlı duruşundadır. Ben partili değilim ama rahmetli Özal’ı ve Cumhurbaşkanımızı her şeyimle destekledim ve destekliyorum. Gezi Parkı olayı ağaçlarla alakalı değildi ben bunu söyledim ve bu sözlerimin üzerine Meclis’te PKK’ya meyil eden vekiller beni dövmeye kalktı. Gezi Parkı 15 Temmuz olayıdır. Bir devlette kuvvet kanunda olmalı, kanun kuvvette olamamalı. Avrupalıların her dediğini yapsaydık AB’ye girerdik ama o zaman 15 Temmuz’da bu millet Recep Tayyip Erdoğan’ın arkasında durmazdı.”

Bunları da sevebilirsiniz