MHP ve Ak Parti Osmanlı Ocakları’nda Buluştu

Osmanlı Ocakları’nın Cumhur İttifakı’na Destek olmak için düzenlediği ”Cumhur İttifakı’na Destek” mitinglerinin dördüncüsü bu kez Erzurum’da yapıldı.

Erzurum’daki mitinge, MHP Milletvekili adayı Gökhan Yazıcı da katılarak, söz aldı.
Yazıcı sözlerine, mitinge katılanların Ramazan ayını tebrik ederek başladı ve şu ifadeleri kullandı : ”Erzurum’un bağrından kopup Türkiye’de gençlik önderliği yapan sayın genel başkan Kadir Canpolat’a da hoşgeldin diyorum, bizlere bu imkanı sağlayan Osmanlı Ocakları il başkanı Kahraman abiye teşekkür ederken, hepinizi saygı sevgi ve muhabbetle selamlıyorum. Mevzubahis vatan olunca, devletimizin milletimizin bekası olunca aslında ideallerin bir olduğunu, fikirde düşüncede zihniyette müşterek olan, menzile varmak için farklı teşkilatlarla aynı hedefe yürüyen Cumhur İttifakı’nın 24 Haziran seçimlerinde inşallah Cumhur İktidarı’na dönüşmesini arzuluyorum.
Asırlardır bu coğrafyada Türk milleti varlık ve yükseliş mücadelesi vermektedir. Anadolu’nun jeopolotik konumu, Türk milletinin Söğüt’te bir çadırda başlayan yükselişinin bir cihan imparatorluğu’na Osmanlı İmparatorluğu’na yükselmesini sağlamış, bir taraftan mazlum milletlerin imdadına yetişirken, bir taraftan mazlumkarlara Osmanlı tokadı olarak inmiş bir milletin evlatlarıyız. Anadolu, şüphesiz bugün yine saldırı ve tehdit altındadır. Cumhur İttifakı bu yüzden hassastır. Biz geçmişte Anadolu’yu Türkleştirip, Müslümanlaştırıp bir Osmanlı Devleti yaratmış milletiz. Anadolu’da yeniden bir Osmanlı Devleti’nin önüne geçmek için, yeniden zalim devletlere hesap soracak asil Türk milletinin yükselişini engellemek için bir Haçlı seferi yapılmış ise bugün günümüzde yine yeniden çeşitli Haçlı saldırıları ile karşı karşıyayız. Bunun son örneği 15 Temmuz Haçlı Saldırısı’dır. Bugüne kadar darbe, ihtilal onlarca şey oldu ama hiçbirinde hiçbir asker kendi vatandaşını vurmamış, kendi vatandaşını yerlerde derdest edip eziyetler çektirmemiştir. Yine hiçbirinde asker millete ait top tüfeği uçağı kendi soydaşının üzerine açıp kendi milletini katletmemiştir. 15 Temmuz hain darbesini yapanların haçlılardan ve siyonistlerden zerre kadar farkı yoktur. Biz ülkücü hareket özellikle Batılı emperyalist devletler tarafından, haçlı ve siyonist devletler tarafından özellikle Ortadoğu’yu yeniden dizayn etmeye çalışırken birşey yapıldı. Irak’ta, Suriye’de, Libya’da, Mısır’da başarıldı bu. Sömürmek, kontrol altına almak, dize getirmek istedikleri devletlere liderleri üzerinden saldırdılar. Irak’ta Saddam üzerinden saldırıp Irak halkına Saddam’ı katlettirdiler, Libya’da Libya halkına Kaddafi’yi katlettirdiler, Mısır’da Mursi’yi sahipsiz bıraktırdılar ki bugün bu ülkeler hep katledilen liderlerinin dönemlerini arıyorlar, İşte Türkiye’de Türk milletini diz çöktürmek için kendi güzide liderleri üzerinden saldırmaya başladılar. Önce, MHP lideri Dr. Devlet Bahçeli’ye kasetler üzerinden bir yıpratma politikası uyguladılar, yetmedi akabinde dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’a çeşitli olaylarla, provakasyonlarla, Gezi gibi toplumsal isyanlarla müdahele etmeye çalıştılar. Yetmedi, içimizdeki etnik ve paralel terör doymak bilmeden 15 Temmuz darbesi öncesi MHP ele geçirilmek istendi. Bu ülkeyi arkadan hançerlemek için zaman kazanmak için önce MHP’yi ülkücüleri kontrol etmek istediler. Bu yüzden Devlet Bahçeli’yi bertaraf etmek istediler. O dönem, paralelciler bir slogan atıyordu. Ortada bir seçim yokken, birisi çıktı ben 15 Temmuz’da başbakan olacağım dedi. Ülkücü hareketi ele geçirmek isteyenler vardı. Kutsal davamızı, pazarlamak isteyenler vardı ama ülkücü irade onları yok etti ve MHP ülkücülerin elinde kaldı ve akabinde Cumhurbaşkanımız üzerinden bir saldırı başladı. 15 Temmuz darbesi bunun som halkasıydı ve orada bir lider çıktı. Herkes kendi haline düşmüşken, o evine giderken geri döndü ve önce ülkem dedi işte o lider Devlet Bahçeli idi. Bütün ülkücülere şu mesajı verdi Bahçeli ”Bu bir İstiklal mücadelesidir, en kötü demokrasi en iyi ihtilalden iyidir. Bütün ülkücüleri meydanlara davet ediyorum, devleti ve milleti savunmaya davet ediyorum” dedi ve bu mücadele ile devletimiz bir gecede Irak olmanın Mısır olmanın Filistin olmanın eşiğinden döndü ve akabinde Türkiye devleti İstiklal ve İstikbal mücadelesinin son raundunu kazanmıştır ama bu saldırılar bitmemiştir ve devam edecektir ama Cumhur İttifakı kazandığı takdirde bu saldırılar nereden gelirse gelsin etki etmeyecektir. Birlik ve beraberlikleri taşıdığımız müddetçe geldikleri gibi geri gidecekler. Bu hassasiyetle hepimiz Cumhur İttifakı’na sımsıkı sarılmalıyız. Cumhurbaşkanlığı sistemi üniter yapıyı muhafaza altına alacak yegane tek sistemdir ve yakında bu sistemi başka ülkeler de rol model alacaktır. Bu çerçevede bu sisteme sahip çıkmamız gerektiğini, oylarımızı Recep Tayyip Erdoğan’a vereceğimizi ve Recep Tayyip Erdoğan’ın arkasında dimdik elif gibi duran, vatanına sahip çıkan ülkücüleri mecliste güçlü kılmak için, MHP’nin varlığı için oylarınızı hem vicdani hem uhravi şekilde hasreten MHP’ye vermenizi istiyor, hepinizi saygı ve sevgi ile selamlıyorum” dedi.

Aynı programda konuşan Osmanlı Ocakları Genel Başkanı Kadir Canpolat: ”Teşkilatlarımız farklı olsa da çizgimiz aynı. Aynı coğrafyanın, aynı ülkenin vatandaşlarıyız” dedi. Canpolat sözlerini şöyle sürdürdü : ”Bizi bir yapan, bizi bir kılıfa sokan Alemlere rahmet olarak gönderilmiş bir Peygamberin ümmetleriyiz. Bize bu değerler üzerinde, bizi bir yapan, bizi aynı kader etrafında toparlayan, ırzı can yaparak, dilimizi, birliğimizi, ülkemizi, vatanımızı, bayrağımızı korumaya çalışan Sayın Cumhurbaşkanımız’ın etrafında toplanarak, 24 Haziran’da onu başkan yapmak için buradayız. Bizi birleştiren İslam Sancağı ve devletimizin bekasıdır. Bu beka ve sancağı da sağlayacak olan Erdoğan’dır. Erdoğan’a sahip çıkmak boynumuzun borcudur. Yoksa Filistin gibi oluruz. Bu memlekete yapılacak bütün değerleri özümüzle benimsemeliyiz. Biz siyaset yapmıyoruz, dava adamıyız. Yaradılanı yaradandan ötürü seviyoruz. 24 Haziran’da bir seçim var. Bu seçim öyle bir seçim ki 1071, 1299’dan, 1453’ten, 15 Temmuz’dan gelen bir rövanş, bir hesaplaşma. Bu milleti yok etmek isteyenler var. 24 Haziran seçimlerinde öyle bir güçlü destek vermeliyiz ki, bu milleti yok etmek isteyenlere Osmanlı tokadını vurmalıyız. Ümmet sancağı altında hepimizi var edecek liderin altında kenetlenmemiz lazım. Bu seçim, dış güçlerin ülkemizde oynadıkları tuzakların sonu olacak. 24 Haziran’da birliğimizi beraberliğimizi göstermeliyiz. Cumhur İttifakı’na destek vermeliyiz. Ben 24 Haziran seçimlerinde Cumhur İttifakı’na oy vereceğim, sonra gidip Allah’a şükredeceğim. Bana bu oyu nasip ettiği için şükredeceğim. Biz İslam sancağının Haçlı orduları ile savaştığı zamanlarda yer alamadık ama bugün Erdoğan’ın Başkomutanlığını yaptığı bir seçimde bir oy kullanarak, ülkeme karşı sorumluluğu yerine getireceğim. 24 Haziran seçimi sıradan bir seçim değil. Cumhurbaşkanlığı’nda Erdoğan’a, milletveilliği seçimlerinde de Cumhur İttifakı’na oy atarak MHP’yi de mecliste güçlü kılacağız. Biz, Cumhur İttifakı olarak şer odaklarına karşı, bu milleti yıkmak, parçalamak isteyenlere, bu milletin kazanımlarını yok etmek isteyenlere karşı biriz, birlikteyiz. Bu millet için yapılan otoyolları, köprüleri yaptırmam, yıkacağım, satacağım diyenlere karşı bu milletin kazanımlarını korumak için birlikteyiz. Bu milletin terör örgütünü alaşağı eden, PKK’yı sıfır seviyesine getiren paşalarına karşı apolet sökeceğim diyenlere inat, o apoletleri sağlamlaştırmak adına birlikteyiz. 24 Haziran’da Erdoğan’a oy verip Erdoğan’ı Cumhurbaşkanı yapacağız ve,milletvekilliğinde de Cumhur İttifakı’na oy verip Ak Parti ve MHP’ye meclis yolu açarak, bu millete yeni darbeler yapılmasını önleyeceğiz.” diye konuştu.

Bunları da sevebilirsiniz