Genel Başkanımız A. Kadir CANPOLAT ‘ın MESAJI:

Genel Başkanımız A. Kadir CANPOLAT ‘ın MESAJI:
42

Kardeşlik, insanlık, hoşgörü ve Osmanlı Medeniyetinin Ülkemizde Derin bir şekilde
ihtiyaç duyulduğunu hissettiğimiz anda çok zor şartlar altında, niyetimiz gerçek manada İslam ve Osmanlı kültürünü yaşamak ve yaşatmak için imam hatipli sınıfarkadaşlarımız ile Osmanlı Ocaklarını Kurduk

Osmanlı Kültürünün derin boşluğunun farkına varıp kurduğumuz Osmanlı Ocaklarını hedeflerine giden OSMANLI MİSYONUNU ÜZERİNE VAZİFE EDİNMİŞ bir lider üzerinden tüm Osmanlı torunlarına selam olsun.

Aynı hassasiyetle mücadele eden Adalet, Hoşgörü ve barış yanlısı, kardeşlik duygusu yaşayan Osmanlı torunlarına selam olsun.

VAZİFE EDİNMİŞ bu görevin şuuru bilinci ve hassasiyeti içerisindeyiz. Hiç kimseyi öteki görmeden, hiç kimseyi Hakir görmeden, tüm etnik kökenlerin ırkı, dili, dini, mezhep ayrılığı yapmadan,nerede bir nefer nerede bir Rabbimizin yarattığı can varsa o canla beraber varlık haklarının kendi kültürünün kendi yaşayış şeklinin özünü benimseyerek, severek aşk ile izleyerek, onunda Rabbimizin yaratılma bahçesindeki bir güzel çiçek olarak, kıymetini, varlık sebebini, yaratılanı sevmek yaradan ötürü, yaratanı bilmek, yarda kaybolmak, aşka düşmek, aşk da kaybolmak bir edep ve bir ahlak üzere yaşamak, ihlas ile kültür ile bir haya ile var olmak yaşamak ve yaşatmak amaçlı kurulmuş bir siyasi dernekte hizmet etmenin onurunu mutluluğunu yaşıyoruz..Yeryüzü Osmanlı varlığından koptuğu o andan itibaren insanlar zulüm görmekte, insanlar birbirini öldürmekte, insanlar aç susuz sefalet içerisinde yaşamaktadırlar. Ülkemizde ve dünyada bir Osmanlı ruhu boşluğu var, onu taklit eden büyük devletlerin, adalet ve hoşgörü konusunda sınıfta kaldığını görüyoruz. Osmanlıyı taklit edebilecek bir gücün adil düzen ve hoşgörü ilkelerini önemsemesi gerekiyor, önce ülkemizde Osmanlı ruhu var olmalı, daha sonra bütün dünya ya kardeşlik adına bir ve beraber, kavgasız, silahsız, savaşsız yaşayabilmek adına, insanların rahat bir hayat sosyal ekonomik ferahlık adına zalime dur, mazluma hizmet adına gerekmektedir. Türkiye Cumhuriyeti Devletimiz, ilelebet devam edecektir. Devletimizin yasaları ve kanunları içerisinde insanlarımızın temel eşit hak ve hürriyetleri gözetilmelidir. Bununla beraber ortaya çıkan bir ”Osmanlı ruhu göz ardı edilmemelidir.” Bizde toplumda cereyan eden Osmanlıyı yaşama özlemi için, Osmanlı Ocaklarında bu özlemi bu hasreti acılara sonu, hüzünlere sevinci ekleyeceğiz. Türklere Kürtleri, Kürtlere Türkleri benimsetip ülkeye sulhu aşılayacağız. Alevi sunni kavgalarını bitirmek için elimizden gelen katkıyı sunacağız.Solcu ve sağcı kardeşlerimizi Osmanlı Ocakları çatısı altında, Osmanlı ruhuyla var edeceğiz. . Ülkemizle alakalı halkımızın sorunlarını çözmek adına, yapılmış olan tüm projelere destek vereceğiz. Bunun en büyük projelerinden biri Milli Birlik ve Kardeşlik Projesidir. Bir olan milli birlik ve kardeşlik projesine birlik ve beraberlik ayrımcılık yapmadan katkıverdik.

Dedik ya biz biriz ve beraberiz. Beraber yürüyeceğiz biz bu yollarda.

Dünyada ve ülkemizde son zamanlarda siyaset insanların ölümleri üzerinden kan,göz yaşı ve zulümle devam ediyor, son Osmanlı varlığından sonra Müslüman dünyası Osmanlı toprakları kan ağlıyor. Doğu Türkistan’da yaşanan feryatları işitiyor, Mısırda zalimliği görüyor, Suriye’de bitmeyen bir katliamı göz göre göre seyrediyoruz. Gözü yaşlı çocuklar açlıkla boğuşurken, birde annesiz babasız kalıyor. İnsanlar birbirini sevmeyi değil,insanlar birbirini öldürmeyi yaşıyor. Demek ki Osmanlı ruhu ilk önce ülkemizde var olup, barış ve ferah bir hayatı getirdikten sonra,tüm Osmanlı topraklarında yayılması gerekiyor.Osmanlının hoşgörüsüyle tüm ırk ve mezheplerin eşit şartlar altında gözden geçirilmesi gerekiyor. Kara bağ sorunu da bir Kıbrıs sorunu da bir olması gerekiyor.Dünyaya vurulan Osmanlı mührü, yeniden ruhunu şerh etmesi gerekiyor.. Daha sonra toplum içerisinde her neferin, her bireyin kalbi sağcı solcu demeden kazanılması gerekiyor. Yenilen hakların iadesi ve yapılan bu zulümlerin önüne geçmek gerekiyor.

Hükümetimizin Osmanlıca kursları, türban yasası bizleri sevince boğdu. Bu tür faaliyetlerin genişletilmesi büyütülmesi gerekiyor. Osmanlı eserlerinin, bakım ve rezervasyonu gerekiyor. Farklı etnik gruplarında kültürleriyle alakalı hususların, onlara kazandırması gerekiyor. Dedik ya eşitlik önem arz ediyor. Ata koruma kanununda eşitlik felsefesi ele alındığında Atatürk’ümüz nasıl korunuyorsa, nasıl korunması gerekiyorsa, nasıl korunacaksa,Fatih Sultan Mehmet Han,Yavuz Sultan Selim,Osman Bey’deAta koruma kanunlarında yer alınması gerekiyor. Bu milletin kültürüyle Şerh olmuş Osmanlı ruhuyla alay edilircesine yapılan sinema ve dizilerin insanımızın kültür haklarını korumak için gözden geçirilmesi gerekiyor. Osmanlıca seçmeli dersler Osmanlıdaki temel aile düzeni gibi, Osmanlı yaşantısını ders haline getirecek eğitim verilmesi gerekiyor. İnsanların rahatça fikirlerini söyleyebileceği bir düzen, rahatça giyinebileceği kılık kıyafet düzenlemeleri de gerekiyor.Ak Şemsettin gibi zati muhteremlerinin ilim yuvası medreseler, devletimizin kontrolü altında Şems ve Mevlana gibi engin, açık görüşlü, bütünleyici, fikir adamları yetiştirilmesi gerekiyor. Yaşlı, genç, kadın, erkek gözetmeden Osmanlının ne kadar abidevi huzuru mutlak olduğu anlatılması ve tarih kitaplarında asılsız iftiracı belge ve bilgilerin düzeltilmesi gerekiyor. Tarafsız bir şekilde gerçek tarih kitapları eğitim ve öğretimde kullanılmak üzere güvenilir kaynaklardan ele geçirilerek, gerçeklerin ortaya çıkarak halkımızın büyük yalanlardan iftiralardan kurtarılması gerekiyor.

Biz hiç kimseden komut almıyoruz,komut aldığımız şey AHLAK, İHLAS ve Osmanlı medeniyetidir.Bu medeniyeti yaşayan dünya sınırları içinde bir LİDER tanıyoruz O’da: RECEP TAYYİP ERDOĞAN’dır.Osmanlı Ocaklarını Osmanlı Irkı Üzerine kurmadık! Osmanlı Ocakları; Osmanlı ”MEDENİYETİ” üzerine kurulmuş, SİYASİ VE KÜLTÜREL bir oluşumdur.

ülkemize ve milletimize bu oluşumu ”KURUP” ve kazandırmanın mutluluğunu ve gururunu yaşamaktayız..Hayırlara vesile olsun…ALLAH YAR VE YARDIMCIMIZ OLSUN.