Osmanlı Ocakları Kadın Kolları Genel Başkan’ı Ebru Canpolat açıklamada bulundu.

Ebru Canpolat;”Kendi tarihini ve kültürünü yaşamayan bir millet,
Sömürge altında eriyip yok olmaya mahkum bir düzenin kölesi olur öyle yaşar”. Dedi. 

Canpolat açıklamasını şöyle devam etti;” her toplumun ve etnik kökenin kendi tarihini, kendi kültürünü yaşaması sağlanmalıdır. Dünya’da tek tip kültür, tek tip medeniyet, tek tip yaşanır bir dünya olmaması için yaratıcı bizleri kavimlere böldü ve aramızda iyi diyaloklarla ilişkiler kurup huzurlu ve mutlu yaşanmasını beklemiştir.

Her nefer öteki kültüre saygılı olmalı ve yaşanmış bir kültürün değerli olduğu unutulmamalıdır.

Tarihi eserlere, yapılara dokunulmaması hususunda kanun varken o tarihi yapıyı inşaa eden insanın kültürüne de dokunulmamalıdır!

İnsanlar kendi kültürleri yerine başka kültürleri yaşamak da isteyebilirler. Bu erezyona uğramış yerli ve milli kültürünün farkında olmadan çiğnendiği ve geçmişte savaşların çıktığı, bu uğurda ülkeler arası asırlarca unutulmayan kavgalar yapıldığı, halklar kendi kültürleriyle alakalı yaşama ve yaşatmak üzere var olma mücadesi verdiği göz ardı edilmemelidir. zamanla insanlığın bu uğurda ölüm kalım meselesi kabul ettiği kültüründen çok basit karşılıklar üzere vaz geçtiği gözlemlenmiştir.

“En büyük fakirlik kültür fakirliğidir”

En büyük zenginlikte yine kültür zenginliğidir. Ülkemizde bir Osmanlı medeniyeti zenginliği vardır. Bu medeniyet aile kavramı ve sosyal yaşam içinde bir ahlak ve tertipli bir düzen için kazanılmış en büyük zenginlik olarak hissedilmektedir.

Dünyaya mührünü vuran bir Osmanlı kültürü ülkemizin en büyük hazine kaynağıdır. Bu hazineye ne kadar düşkün olup yaşarsak okadar milli ve manevi değerlerimiz yükselecek eğitim öğrenim istihtam ve istikrar hedeflerin çok üzerine çıkacağı tahlil ve tesbitle görülmektedir.

İnsanlık ya kendi kültürünü yaşamalı yada başka kültür ve medeniyetlerin esiri olacağını unutmamalıdır.”Dedi.

Osmanlı Ocakları
Kadın Kolları Genel Başkanı
Ebru Canpolat

image